19 Ocak 2011 Çarşamba

İl Haberleri

19 Haziran 2007 Salı

Reflexoloji

>REFLEXOLOJI







REFLEXOLOJI



1. VUCUDUN ICTEN TEMIZLENMESI, GENEL SAGLIK ACISINDAN BUYUK ONEM TASIMAKTADIR..

YASADIGIM BIR TECRUBENIN VE NETICESINDE OGRENDIGIM BILGILERIN SIZE DE ILGINC/FAYDALI GELECEGINI DEGERLENDIREREK NAKLEDIYORUM.



2. 3 YIL ONCE, GOZLERIMIN ETRAFI SIYAHLASMIS, VUCUDUMDA HALSIZLIK VE SIDDETLI AGRILAR BASLAMISTI. AMERIKAN HASTAHANE-SINDE BIR COK INCELEMELER YAPILDI, ANCAK HIC BIR SEY BULUNAMADI.

DAHA SONRA GITTIGIM CINLI BIR REFLEXOLOJI UZMANI DOKTOR, AYAKLARIMIN TABANLARINI YOKLADIKTAN SONRA, HIC SU ICMEDIGIMI VE BASTA KARACIGERIM OLMAK UZERE VUCUDUMUN BUTUNUYLE KIRLENMIS OLDUGUNU SOYLEYEREK, EGER SU ICMEYE BASLAMAZSAM, TAKRIBEN 3 YIL ICERISINDE OLECEGIMI SOYLEDI. (BEN GERCEKTEN O TARIHE KADAR GENELLIKLE SU ICMIYOR, GUNDE 20-30 BARDAK CAY VE KAHVE ICIYORDUM.

(CIN'DE REFLEXOLOJI UNIVERSITESINDEN MEZUN DOKTORUN ISMI REFLEXOLOGIST P.G.WONG, TEL NO: 0060-3-2162 2866/MALEZYA. DIR.)

REFLEXOLOJI, 17 ALTERNATIF TEDAVI YONTEMINDEN BIRIDIR.

BU TEDAVI KAPSAMINDA; HER ORGANIN AYAK TABANI VE ELDE BAGLANTILI OLDUGU BIR BOLGE VARDIR. VUCUTTA BIR ORGAN RAHATSIZ ISE, AYAK VE ELDE ILGILI BOLGENIN DERINLIKLERINDE SUSAM-MERCIMEK BUYUKLUGUNDE FIBROSTIK KISTLER OLUSMAKTADIR. BUNLARA DOKUNULDUGUNDA SIDDETLI AGRI HISSEDILMEKTEDIR. BU PARCALARI HISSEDEBILMEK ICIN BAS PARMAKLA DERIN VE KUVVETLI BASTIRMAK GEREKMEKTEDIR. HASTALIK YOK ISE PARCACIK BULUNMAMAKTADIR.

MR.WONG'DAN BU KONUDA EPEYCE BILGI OGRENDIM VE KITAPCILARDAN BULABILDIGIM BUTUN KITAPLARI ALDIM. HALEN KENDI AYAKLARIMIN VE ELLERIMIN ILGILI BOLGELERINI YOKLAYARAK SAGLIK DURUMUMU ANLAYABILIYORUM. ELE GELEN/TESPIT EDILEN PARCACIKLARIN UZERINE BASTIRARAK MASAJ YAPMAK, RAHATSIZ OLAN ORGANIN SINIRLER YOLUYLA UYARILMASINI, HIZLI CALISMASINI VE KENDINI TOPARLAMASINI SAGLIYOR. EGER RAHATSIZ ORGAN IYILESIRSE BU PARCALAR KAYBOLUYOR. (AYAK VE ELDEKI KALP BOLGESINE DOKTOR NEZARETI OLMADAN MASAJ YAPILMAMAKTADIR.)



A. AYAK HARITASINA ULASABILECEGINIZ WEB ADRESI ASAGIDADIR :

http://www.reflexology-research.com/Images/foot.jpeg

B. EL HARITASINA ULASABILECEGINIZ WEB ADRESI ASAGIDADIR :



http://www.reflexology-research.com/handchart.html



3. SONUCTA CINLI DOKTOR BANA HER SABAH UYANDIGIMDA; AC KARNINA BIR BUYUK BARDAK ILIK SUYUN ICINE BIR TATLI KASIGI ELMA SIRKESI KOYARAK ICMEMI ONERDI. ELMA SIRKESI VUCUTTAKI KIRLERI/BIRIKINTILERI ERITIYOR, SU ISE ATIYORMUS, ELMA SIRKESININ PH (ASIT DEGERI) VUCUDUN PH DEGERI ILE AYNI OLDUGUNDAN KIRLERI ERITIRKEN, VUCUDUN HUCRELERINE ZARAR VERMIYORMUS, AYRICA GUNDE EN AZ 1.5 LITRE SU ICMEK COK ONEMLIYMIS, VUCUDUN ZEHIRLERININ VE IHTIYAC DUYMADIGI FAZLA/BIRIKMIS MADDELERININ ATILMASINI SAGLI-YORMUS. ELMA AYRICA VITAMIN-MINERAL DEPOSUYMUS. CINLI DOKTORUN DEDIGINI UYGULADIKTAN 4 GUN SONRA GOZLERIMIN ETRAFINDAKI SIYAHLIKLAR KAYBOLDU, 10 GUN SONRA AGRILARIM GECTI VE KENDIMI COK IYI HISSETMEYE BASLADIM. SIZE DE TAVSYE EDERIM, 1 HAFTA SONRA KENDINIZI GERCEKTEN COK SAGLIKLI HISSETMEYE BASLAYACAKSINIZ.

Aci Esigi?

>Uzun suredir kafami kurcalayan birsey hakkinda bilgi almak istiyorum sizlerden.

Iki yil kadar once elim derin bir sekilde kesildigi icin bir devlet hastanesinin acil servisine gitmistim. Once uyusturucu igne yaptilar, aradan bir iki dakika gectikten sonra uyusmustur diyerek dikmeye basladilar. Ama elimde en ufak bir uyusma olmamisti. Bu duruma sasirip bir tane daha uyusturucu igne vurup beklemeyi denediler. Buna ragmen de uyusma olmayinca, daha fazla kan kaybetmemem icin canli canli dikmek zorunda kaldilar. Toplam 8 dikis yedim, nasil aci cektigimi anlatamam sizlere .

Bu olaydan bir sene sonra da diger elime derin bir kiymik batmisti. Bu kez de baska bir devlet hastanesinin acil servisine gittim. Doktor kiymigi cekerek cikaramayinca, derinin kiymik boyunca kesilerek acilmasi gerektigini soyledi ve yine uyusturmak icin igne yapip bir sure bekledi. Ancak elim bu kez de uyusmadi. Buna ragmen doktor isine devam edip once kesti, sonra dikti. Bir 4 dikis de boyle yemis oldum.

Acaba bunun nedeni ne olabilir? Ben her yaralanmamda ayni durumu yasamak zorundamiyim, degilse bu gibi durumlarda ne yapilmasi gerekir?

fotograflarda neden gozler kirmizi cikar?

>Geceleri flasla cekilen fotograflarda genellikle gozler kirmizi cikar. Peki fotograftaki guzelligi bozan bu olay nasil olur? Neden her zaman olmaz? Neden gunduzleri flasla cekilen fotograflarda olmaz?
Gozumuz ic ice gecmis uc tabakadan olusur. En disaridaki gozumuzu koruyan ve goz aki da denilen sert tabakadir. Ikincisi, kan damarlarindan meydana gelmis ve ortasinda goz bebeginin bulundugu damar tabakadir. Bu damarlar sayesinde fazla isikta goz bebegimiz kuculur, karanlikta ise daha cok isik alabilmek icin buyur ama bu hareketi oldukca yavas yapar. Ucuncu tabaka da retina adi verilen, isiga duyarli kilcal damar aglarindan olusan ag tabakasidir.
Kopek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanlann gozlerinin arkasinda, yani retinalarinda ayna gibi, yansitici ozel bir tabaka .vardir. Eger karanlikta gozlerine el lambasi veya araba fari gibi bir isik tutarsaniz, bu isik gozlerinin icinden yansir ve gozleri karanlikta pinl piril parlar. Insanlarin gozlerinin retinasinda ise boyle bir yansitici tabaka yoktur.
Fotograf makinesinin flasi cok kisa bir zamanda cok kuvvetli bir isik verir. Gozbebegimiz ise bu kadar kisa zamanda kuculmeye firsat bulamaz. Isik dogrudan retinaya ulasir ve oradan da dogrudan kilcal damarlarin goruntusu yansir. Iste flasla cekilen fotograflarda gorulen bu kirmizilik retina tabakasindaki kilcal damarlarin goruntusudur.
Gunumuzde, bircok fotograf makinesinde, gozun bu kirmizi goruntusunu azaltacak onlemler alinmistir. Bu makinelerde flas iki kere cakar. Birinci cakis resim cekilmeden az once olur ve gozbebeginin kuculerek gozdeki yansimayi azaltmasina zaman tanir. Ikincisi de tam fotograf cekilirken olur ki, gozbebegi olmasi gereken durumu almistir zaten. Baska bir onlem de odadaki butun isiklari acarak' gozbebeginin onceden kuculmesini saglamaktir.
Geceleri flasli fotograflarda, gozlerin kirmizi cikmasinin onlenmesinin bir yolu da flasi objektiften olabildigince uzak tutmaktir. Gunumuzde fotograf makineleri o kadar kuculmustur ki, flas makinenin bunyesinde ve objektife birkac santim mesafededir. Flasin isigi goze gelip yansiyarak geri dondugunde dogrudan objektife gelir. Gunduzleri ise gozumuze disaridan, her yonden isik geldigi icin, flasin isigi bunlarin arasinda daha az oranda gozumuze girer ve kirmizi goz olayi yaratmaz.

yolculukta neden tasit tutmasi oluruz?

>Ne kadar hizla ve ne kadar uzak mesafeye gitmelerine bagli olmadan, insanlar hareket halindeki vasitalarin icinde mide bulandirici bir rahatsizlik hissederler.
Dis kulagimizin gorevi isitmeyi saglamaktir ama ic kulagimiz dengemizden sorumludur. Hareket halinde oldugumuzda, ic kulagimizin icindeki sivi calkalanir ve sinir sistemimiz vasitasi ile beynimize sinyal gider. Eger arabanin icinde bir sey okuyorsaniz veya arabanin icinde bir seye bakiyorsaniz, gozlerden beyine hareket halinde olmadiginiz sinyali gider ama ic kulaklarinizdan giden sinyal farklidir. O, vucudunuzdaki sarsintidan dolayi hareket halinde oldugunuzu bildirir. Bu iki sinyal arasindaki fark, halk arasinda 'araba tutmasi' diye adlandirilan, mide bulandirici etkiyi yaratir.
Aslinda dalgali denizde seyreden bir gemideki insani deniz tutmasi ne ise hareket halindeki bir arabanin icindeki insani tasit tutmasi da ayni seydir. Denizdeki hareket tam anlami ile uc boyutlu oldugundan etkisi daha fazladir. Bas agrisi, bas donmesi, nabizdaki artis ve mide bolgesindeki baski hissi ile kusma ihtiyaci en belirgin ozelliklerdir. Bunlara ilaveten deniz tutmasinda, bulantidan once stres hormonlari da salgilanmaya basladiklarindan rahatsizlik ve panik hissi iyice kuvvetlenmektedir.
Arabada iken gozlerinizle, bir uzaga, bir yakina bakarsaniz, bu tasit tutma probleminize yardimci olabilir. Bu nedenledir ki, arabayi kullananlarda tasit tutmasi olayi gorulmez. Cunku araba, kullananin kontrolu altindadir. Surucu arabanin ne zaman duracagini veya hizlanacagini, ne yone donulecegini bilmektedir. Tasit tutmasi genclerde daha cok gorulur, cunku yaslandikca ve cok seyahat ettikce, ic kulagin hareketlere karsi hassasiyeti azalir.
Bir goruse gore, tasit tutmasindaki denge bozuklugu, bulanik gorme gibi belirtilerde beyine gonderilen sinyaller, zehirlenince beyine yollanan sinyallerle ayni. Bu nedenle de beyin mideye kusma ve icindeki zehiri bosaltma emrini veriyor.
Tasit tutmasina karsi onerilerimiz soyle: Kitap okumayin, zihniniz baska seylerle mesgul olsun. Olay aslinda beyinde olustugundan, onu baska bir seyle mesgul edin. Zihinsel veya kelime oyunlari oynayin. Mide bozucu seyler yemeyin, cok gerekirse bunun icin uretilmis ilaclari, kulak arkasina yapistirilan bantlari kullanin.

Cinli doktorlar yuzyillardir tasit tutmasina karsi akapuntur tedavisi uyguluyorlar. Bu uygulamadan siyah ve beyaz irktan insanlarin yuzde 50-60'i etkilendigi halde Asyalilarin hemen hepsi etkileniyor. Bu farkin da sinir sistemindeki bir genetik tem

mum yanarken neden geriye pek bir sey kalmaz

>Gerci simdi elektrikler kesilince otomatik olarak devreye giren lambalar, hatta jeneratorler var ama mum hayatimiz boyunca evimizin demirbasi olmustur. Onu o kadar hayatimizin olagan bir parcasi olarak algilamisizdir ki, fitiline bir kibrit caktigimizda onun nasil yandigini, yandikca kati kisminin nereye gittigini dusunmeyiz bile.
Tarihi cok eskiye uzanan mum isiginin adeta buyulu bir gucu vardir. Insanda romantik duygular uyandirdigi gibi, tum dinlerde ruhani bir yeri de vardir. Ayin ve adaklarin vazgecilmez malzemesidir. Mum tarihin ilk icatlarindan biridir. Misir'da ve Girit adasinda milattan 3000 yil onceden kalma mumlar bulunmustur ama en yaygin kullanisi ortacagda Avrupa'da olmustur. Tarihi bu kadar eski olup da gunumuzde de popularitesini yitirmeyen ve cok yaygin olarak kullanilan baska hicbir sey yoktur.
Aslinda mumun yapisi cok basittir ama yanma mekanizmasi o kadar basit degildir. Mumun yapisinda iki ana eleman vardir. Birincisi yakit gorevini goren, bir cesit balmumu, ikincisi de emici ozelligi olan bir cesit sicim, yani fitil. Fitilin emici ozelligi cok onemlidir. Cunku mumun yanma sirri burada gizlidir. Bu ozellik gaz lambalarinin fitillerinde de vardir ve onlar da ayni prensiple calisirlar.
Elinize herhangi bir sicim alip ucundan su dolu bir kaba daldirdiginizda suyun sicim tarafindan emildigini ve suyun sicim boyunca yukari ciktigini renginin koyulasmasindan anlayabilirsiniz. Iste fitil de mumun ust kisminda alevden dolayi eriyen balmumunu emerek ust kismina tasir ve bu bolgede yanmanin devamini saglar, yani burada asil yanan ve isigi veren fitil degil balmumunun kendisidir.
Parafin balmumlari ham petrolden yapilir, yani koyu bir hidrokarbon olup iyi bir yanicidirlar. Cakmagi cakip fitili tutusturunca, mumun en ust tabakasinin da erimesine ve dolayisiyla mekanizmanin calismaya baslamasina sebep olursunuz. Fitil, bu erimis balmumunu yukari aleve dogru tasir, balmumu alevin sicakliginda buharlasir ve tutusur. Yanan sey aslinda mumun kati kismi oldugundan mum tumuyle yanip bittiginde geriye pek bir sey kalmaz.
Mum yapmada en cok ari balmumu, benzin uretiminde petrolden cikan bir yan urun olan parafin veya bitkisel ve hayvansal yaglardan yapilan 'stearin' kullanilir. Gunumuzde en fazla kullanilan mumlar bunlarin karisimi ile elde ediliyor. Mumlar cekme yontemi ile, dokulerek veya pres edilerek yapiliyor. Her sey tamamlandiktan sonra boya banyolarina sokulurlar ve en sonunda da parlaklik kazandirmak icin soguk suya daldirilirlar.

asansor duserken ziplasak ne olur?

>Dusunun ki, asansorunuz bozuldu ve 60-70 km/saat, yani saniyede 18 metre hizla dusuyor. Siz de son saniyede yukari zipliyorsunuz. Yukari ziplamaniz olsa olsa saniyede 4-5 metre hizla olabilir. Yani siz yine de yaklasik saniyede 13-14 metre hizla yere dusmeye devam ediyorsunuz.
Ister saniyede 18 metre, isterse 13 metre hizla yere dusun, sonuc fark etmez. Sizi yerden kazimak zorunda kalabilirler. Lutfen panik yapmayin, asansoru tutan tek bir kablo degildir, en azindan 5 veya 6 kablo vardir. Bu kablolarin her biri tek basina asansorun agirligini tasiyabilir.
Diyelim ki, bu kablolarin hicbiri gorevini yapmadi, asansoru durduracak bir baska fren donanimi daha vardir. Hatta bazi asansor bosluklarinda ilaveten yayli veya yagli, hayati tehlikeyi onleyecek ozel sistemler de bulunur.
Bu sistemlerin hicbiri calismazsa yine de iyimser olmaya calisin, hic olmazsa hayatinizda bir kere, hicbir katta durmadan dogrudan zemine inmis oluyorsunuz!